Bahar gelirdi Nisan ayları. Hava güneşli. Ama içimizde dinmek bilmeyen bir kış. Beş sene bitecek 28 Nisan’da. O dönemlerde metro’da inşaat vardı. Okuldan çıkardım. Kızılay’dan Akköprü’ye kadar bırakırdı metro insanları. Sonra aktarma yapardık. Kızgın, söylenen, küfreden, homurdanan, sinirli kalabalıklar, geç gelen metrolar, uzayan seferler. Evde babam hasta yatıyor. Yoğun bakımdan iki kere eve gelmişti. Zaten... Okumaya Devam et →
DISCO ELYSIUM
"Hayatın seni yenmesine izin veriyorsun. Ailenin sana verdiği bütün yetenekleri ve hediyeleri, arkadaşlarının sana verdiği bütün sevgi ve sabrı zihinsel bir zehirde boğuyorsun. Mutsuzluğun kazanmasına izin veriyorsun. Ve sen ölene kadar mutsuzluk kazanacak. Ya da bunu aşacaksın. Bununla başa çıkacaksın." Disco ElysiumZA / UM2019
ÖLEN O ÇOCUĞU ZİYARETE GİTTİM BUGÜN
Ölmüş müydü o çocuk? İçimde miydi mezarı? Gözümün önüne geliyor ara sıra. Elinde oyuncak arabaları var. Mahallede arkadaşlarıyla koşturuyor. Top oynuyorlar. Saklambaç. Kovalamaca. Misket. Köşe kapmaca. Ne güzel anılar biriktirmiş. Hayatı hep yağ, bal zannediyor. Ailesi ne olursa olsun hep yanında. Sevdiklerinin başına hiçbir şey gelmeyecek sanıyor. Hava açık, pırıl pırıl, masmavi, günlük güneşlik. Ağaçları... Okumaya Devam et →