ŞEYTANIN BACAĞINI KIRMAK

"Kumarı kaybetmek için oynuyordu çünkü dramsız yaşayamıyordu." Emile Ajar - Yalan Roman Küçükken alışmıştım yarışlara. Çok severdim atları. Çok severdim yarışları. Büyük heyecan duyardım. En sevdiğim atlar olan Johnny Guitar, Dragon, Vefasız Alem, Dünya Güzeli, Yavuzhan, Ribella ve Bold Pilot hayallerimiz için dört nala koşar, rüzgarla savrulurlardı. At sırtında yarışı kazanmaları için dualar ettiğim favori... Okumaya Devam et →

SEVDA DEĞİL

Eğil salkım söğüt eğil Bu benimki sevda değil Eğil yağmur rüzgar eğil Bu benimki sevda değil Zülfü’nün yıllardır söyleyip gönül telimizi titrettiği gibiydi her şey. Sevda değildi bizimkisi de. Sevda’dan çok öteydi. Öyle çocuksu bağlanırdık, öyle hayaller kurar, öyle saf, öyle temiz sever, öyle değer verirdik ki karşımızdakine, karşımızdaki insan bile neye uğradığını şaşırırdı. Ama... Okumaya Devam et →

ŞIPSEVDİ

Çocukluğumun en güzel dönemleri. İlk aşkım. İlk sevgim. İlk kalp çarpıntım. İlk boşluğum. İlk üzüntüm. Buket diye bir kız vardı ilkokulda. Karşı apartmandaki komşumuz aynı zamanda. Her gün beraber servise biniyoruz. Giydiğimiz o mavi önlükler, beyaz yakalıklar, beslenme çantalarımız gözümün önüne geliyor ara sıra. Yüzüm kızarırdı onu görünce. Kalbim küt küt ederdi. Bakamazdım o derin,... Okumaya Devam et →

20’Lİ YAŞIM DERTLİ BAŞIM

Yirmi yaşındaydım. Kimse bana yaşamın en güzel çağı budur demesin. Her şey genç bir adamın yıkımına neden olabilir.Paul Nizan – Aden Arabistan 20'li Yaşlar Challenge çok modaydı geçen ay. Paylaştıkları eski fotoğraflara bakınca tanıdıklarımın şaşırıyorum, hüzünleniyorum. Nasılda hayat yıpratmış bizleri, gözlerimizdeki o ışık gitmiş, maziye yenilmişiz sanki. Bende bir şeyler paylaşayım diye şöyle bir eski... Okumaya Devam et →

HAYATA YENİDEN BAŞLAMAK

 "Hayatımı düşünerek oturdum orda, harcanmış hayatımı, aileme çektirdiğim ıstırabı. Babamın cüzdanından, annemin çantasından, kız kardeşimin kumbarasından çaldığım bütün paralar geldi aklıma. Babamın silahı ve yakın menzilden öldürdüğüm tavuklar geldi. Dalga dalga üstüme geliyordu sefil hayatım; cebirden üst üste üç yıl çakmıştım; sınavlarda kopya çekiyordum; ahlaksız fıkralar dinliyor, arada sırada ben de anlatıyordum. Bunları düşünürken HAYATA... Okumaya Devam et →

DÜNYANIN SONUNU BEKLERKEN DİNLEYECEĞİM 60 ŞARKI

Üniversitedeyim. Yeni, bambaşka bir hayat, farklı bir şeyler keşfetme isteği. Hayatın, içinde bulunduğumuz küçücük dünyadan çok daha fazlası olduğunu görmenin, onun sınırsız, uçsuz, bucaksız olduğunu anlama günleri. Kendini tanıma zamanları. Sürekli kitap okumalar, film izlemeler ve müzik dinlemeler. Kendine bir şeyler katma yarışında gibi sanki tüm arkadaşlarım. Müzik hep yanı başımızda. Dedikleri gibi ruhumuzun gıdası.... Okumaya Devam et →

KARA ÜÇLEME’DEN

Leo Malet. Fransız polisiye romanının ustalarından. En meşhur kitapları Kara Üçleme diye bilinen, Hayat Berbat, Ecel Terleri ve Güneş Bize Haram. Üniversitedeyken bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine başlamıştım hepsine. Nutkum tutulmuştu. Affalamıştım. Tokat yemiş gibi olmuştum. Öyle cicili bicili cümleler, pembe hayaller, mutlu sonlar yoktu kitaplarında. Tamamen gerçektiler. Hayat gibiydiler. Çok karanlıktı hikayeleri. Karamsardı. Acıydı. Netti.... Okumaya Devam et →

ŞİŞEDEKİ – KÖRKÜTÜK FİLMİ ÜZERİNE

Son Oscar ödüllerinde Danimarka adına En İyi Yabancı Film Oscar’ını kucaklayan Thomas Vinterberg’in Druk (Another Round - Körkütük) filminin bir sahnesinde tarih öğretmeni Martin öğrencilerine: “DÜNYA ASLA BEKLEDİĞİNİZ GİBİ ÇIKMAZ” diyor. Dediği gibi, dünya hiç beklediği gibi çıkmamış gerçekten de. Hangimizin çıktı ki? Yıllar içinde yolunu kaybetmiş Martin. Gençliği artık puslu bir maziden başka bir... Okumaya Devam et →

HEPİMİZ ZATEN ÖLÜYÜZ – SAUL’UN OĞLU ÜZERİNE

2015 yılında Filmekimi’nde görmüştüm Saul’un Oğlu’nu ilk defa. Sinemada, dev perdede anlatılmaz yaşanır türden bir deneyimdi. Geçenlerde tekrar ziyaret ettim evde. Halen öyle sarsıcı, öyle acı, öyle karanlık, öyle umutsuz, öyle güçlü bir film ki. Macar yönetmen Laszlo Nemes’in ilk filmi. Bir ilk filme göre inanılmaz başarılı. Verdiği dehşet olsun, çekim teknikleri olsun, atmosferi olsun.... Okumaya Devam et →

BURUK

Az yanımda kal çocukluğum,Temiz yürekli uysal çocukluğum…Güneş, getir bir bayram sabahını.Açılın açılın tekrarÇocuk dizlerimdeki yaralar.Ziya Osman SABA Dün işten çıkınca çiçekçiye uğradım. Açıktı çiçekçi. Yasak yoktu güzelim çiçeklere. Sevgisini göstermek isteyenler için, kalbini açmak isteyenler için her zaman hazırdı çiçekler. Bayramlarda barışılırdı. Kin, küslük, nefret, öfke unutulurdu. İnsanlar el ele tutuşur, yeniden başlar, tertemiz bir... Okumaya Devam et →

WordPress.com ile Oluşturulan Web Sitesi.

Yukarı ↑