HÜZÜN BATAKLIĞI

Son bir kez saklambaç oynar, bir tur daha atlıkarıncaya binerim diye düşünüyordum. Olmadı. Uykudan uyanıyordum. Ne çabuk bitti çocukluğum diyordum kendi kendime. Aklım almıyordu. Gerçek suratıma tokat gibi çarpıyordu. İnanamıyordum. Kabullenemiyordum. Babam biraz daha yaşar, yaşlılığında daha nice güzel günleri olurdu diye umuyordum. Olmadı. Uykudan uyanıyordum. Babam nasıl ölür diyordum kendi kendime. Aklım almıyordu. Gerçek... Okumaya Devam et →

BARIŞ HARİKALAR DİYARINDA

Sesleri ilk kez duyduğumda saat gece 3 sularıydı. Genelde bu saatlerde arada bir kedim Lingo'nun içine cin kaçmış gibi koşturması dışında hiç ses olmazdı evde. Lingo biraz ses yapıp ağlamaya başladığında genelde kapıma vurur, bende gecenin bir körü onu odama alır ve beraber mırıl mırıl en aşağı bir yarım saat kadar koyun koyuna uyurduk. Lingo... Okumaya Devam et →

HOŞÇA KAL GÜZEL YAZ!

Sonradan edindiğim arkadaşlar on iki yaşındaki arkadaşlarım gibi olmadı hiç. Hep böyle olmaz mı zaten?Stand By Me Yine teşrif etti Eylül! Yazın bitmesi hep bir hüzündü. Melankoliydi. Geri gelmeyecek hayallerdi, umutlardı, özlemlerdi. "Bir yaz daha görsem neler vermezdim" diyordu Yoldaş isimli kitabında Cesare Pavese. İlk aşk, ilk öpücük, acıyla ilk tanışmaydı yaz My Girl filminde.... Okumaya Devam et →

UMUTSUZLUĞA DÜŞMEK YOK!

"Her Zaman Umut Vardır."Banksy Yorucu bir günün ardından işten eve dönmüştüm. Yemeğimi yedim ve biraz akşam yürüyüşü için bahçeye çıktım. Biraz dolaşmak, günün stresinden arınmak, gün batımında her zaman bulunan o melankolik hissi, o akşam hüznünü doya doya içime çekmek istiyordum. Artık günler kısalıyor, hava erken kararıyordu. Koca bir yazı daha yemiştik. Ne çabuk geçiyordu... Okumaya Devam et →

BİTTİ

"Savaşın ortasında komutansız kalmaktır babasız kalmak." Necip Fazıl Kısakürek Soğuk, puslu, ayaza çalan bir gündü. Yağmur dinmek bilmiyordu. Hava kapkaranlıktı. Artık güneş bile dünyaya küsmüştü. Beş sene olmuştu savaş başlayalı. Gündüzle gecenin pek farkı kalmamıştı artık. Gündüzü geceden ayıran tek şey savaşta ölenlerin cesetlerini gece yakmamızdı. Geceleri gökyüzünden bir alev bulutu yükseliyordu. Cehennemin tam ortasındaydım.... Okumaya Devam et →

UZAYA GİDEN İLK TÜRK

"Hayatta en hakiki mürşit ilimdir." Mustafa Kemal Atatürk Kavaklıdere İlköğretim Okulunu bitirmiştim. Kocatepe Mimar Kemal Lisesi’nin Ortaokulu’na başlayacaktım. 90’ların başında çocuk olmaktı kısmetimiz. Futbol, atari oyunları, çizgi filmler, sinema ve oyuncaklar hayatımın olmazsa olmazlarıydı. Başımda kavak yelleri esiyordu. İlkokulun son yaz tatilinden sonra ortaokul gelip çatmıştı. Artık biraz daha büyüyordum. Mutluydum. İçim kıpır kıpırdı. Günler upuzun,... Okumaya Devam et →

MEZARLIKLARDAKİ ÇİÇEKLERDEN DAHA HÜZÜNLÜ BİR ŞEY VARSA EĞER

“Yalnız ölüm yalan söylemez!”Sadık Hidayet - Kör Baykuş Mezarlıklardaki çiçeklerden daha hüzünlü bir şey varsa eğer; oda bir bayram günü babanızın mezarına bıraktığınız şekerlerdir. Bir bayram daha onsuz geçiyordur. Sabah bayram kahvaltısını onunla yapamamış, ardından bayram kahvesini onunla içememiş, ona bir şeker ve kolonya dahi tutamamış, ona sarılıp, kucaklaşıp, koklayıp, elini öpüp, canım babam bayramın... Okumaya Devam et →

YÜRÜME MESAFESİ

"Sana sadece bunların hayatının harika zamanları olduğunu söylemek istemiştim. Hiçbir anının tadını çıkarmadan uçup gitmesine izin verme. Artık atlıkarınca yok. Pamuk helva yok. Orkestra konserleri yok. Sana sadece bunların hayatının harika zamanları olduğunu söylemek istemiştim. Şu an, burası." Artık hiç bir şeyin ne eski o yazları, ne o eski bayramları, ne o eski anıları, ne... Okumaya Devam et →

MAYIS BÖCEKLERİNİN SAVUNUSU

Doğayı seviyordu ve onu savunmak için her zaman elinden geleni yapmıştı. Ömrü boyunca yaşadığı en zorlu savaşım, mayıs böceklerinin savunusu olmuştu. Bir gülümseme dolaştı dudaklarında, orada öylece kaldı. O savaşımı hala sürdürüyormuşçasına şaşırtıcı bir netlikle anımsadı, elbette aynı savaşımı hala sürdürüyordu. Fiziksel acılar içindeyken yada gücünün sınırlarına ulaştığı anlarda o olayı anımsardı, her seferinde kendisine... Okumaya Devam et →

TAŞIDIĞIM ŞEYLER

"Seçebilen bir insanın vatanı, en engin bulutların geldiği yerdir."    Andre Malraux – Altenburg’un Ceviz Ağaçları İçimde dayanılmaz bir keder taşıyordum. Büyük bir hüzün eşlik ediyordu bana. Askere gitmeden en son Marguerite Duras'nın "Hoşgeldin Hüzün" adlı kitabını bulup almıştım bir sahaftan. Ne kadar da uyuyordu kitabın ismi hayatımın bu dönemlerine. Buruktu askere gidişim. Üniversiteden çıkışımı almıştım. Daha... Okumaya Devam et →

WordPress.com ile Oluşturulan Web Sitesi.

Yukarı ↑