Yirmi yaşındaydım. Kimse bana yaşamın en güzel çağı budur demesin. Her şey genç bir adamın yıkımına neden olabilir.Paul Nizan – Aden Arabistan 20'li Yaşlar Challenge çok modaydı geçen ay. Paylaştıkları eski fotoğraflara bakınca tanıdıklarımın şaşırıyorum, hüzünleniyorum. Nasılda hayat yıpratmış bizleri, gözlerimizdeki o ışık gitmiş, maziye yenilmişiz sanki. Bende bir şeyler paylaşayım diye şöyle bir eski... Okumaya Devam et →
HAYATA YENİDEN BAŞLAMAK
"Hayatımı düşünerek oturdum orda, harcanmış hayatımı, aileme çektirdiğim ıstırabı. Babamın cüzdanından, annemin çantasından, kız kardeşimin kumbarasından çaldığım bütün paralar geldi aklıma. Babamın silahı ve yakın menzilden öldürdüğüm tavuklar geldi. Dalga dalga üstüme geliyordu sefil hayatım; cebirden üst üste üç yıl çakmıştım; sınavlarda kopya çekiyordum; ahlaksız fıkralar dinliyor, arada sırada ben de anlatıyordum. Bunları düşünürken HAYATA... Okumaya Devam et →
DÜNYANIN SONUNU BEKLERKEN DİNLEYECEĞİM 60 ŞARKI
Üniversitedeyim. Yeni, bambaşka bir hayat, farklı bir şeyler keşfetme isteği. Hayatın, içinde bulunduğumuz küçücük dünyadan çok daha fazlası olduğunu görmenin, onun sınırsız, uçsuz, bucaksız olduğunu anlama günleri. Kendini tanıma zamanları. Sürekli kitap okumalar, film izlemeler ve müzik dinlemeler. Kendine bir şeyler katma yarışında gibi sanki tüm arkadaşlarım. Müzik hep yanı başımızda. Dedikleri gibi ruhumuzun gıdası.... Okumaya Devam et →
KARA ÜÇLEME’DEN
Leo Malet. Fransız polisiye romanının ustalarından. En meşhur kitapları Kara Üçleme diye bilinen, Hayat Berbat, Ecel Terleri ve Güneş Bize Haram. Üniversitedeyken bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine başlamıştım hepsine. Nutkum tutulmuştu. Affalamıştım. Tokat yemiş gibi olmuştum. Öyle cicili bicili cümleler, pembe hayaller, mutlu sonlar yoktu kitaplarında. Tamamen gerçektiler. Hayat gibiydiler. Çok karanlıktı hikayeleri. Karamsardı. Acıydı. Netti.... Okumaya Devam et →
ŞİŞEDEKİ – KÖRKÜTÜK FİLMİ ÜZERİNE
Son Oscar ödüllerinde Danimarka adına En İyi Yabancı Film Oscar’ını kucaklayan Thomas Vinterberg’in Druk (Another Round - Körkütük) filminin bir sahnesinde tarih öğretmeni Martin öğrencilerine: “DÜNYA ASLA BEKLEDİĞİNİZ GİBİ ÇIKMAZ” diyor. Dediği gibi, dünya hiç beklediği gibi çıkmamış gerçekten de. Hangimizin çıktı ki? Yıllar içinde yolunu kaybetmiş Martin. Gençliği artık puslu bir maziden başka bir... Okumaya Devam et →
HEPİMİZ ZATEN ÖLÜYÜZ – SAUL’UN OĞLU ÜZERİNE
2015 yılında Filmekimi’nde görmüştüm Saul’un Oğlu’nu ilk defa. Sinemada, dev perdede anlatılmaz yaşanır türden bir deneyimdi. Geçenlerde tekrar ziyaret ettim evde. Halen öyle sarsıcı, öyle acı, öyle karanlık, öyle umutsuz, öyle güçlü bir film ki. Macar yönetmen Laszlo Nemes’in ilk filmi. Bir ilk filme göre inanılmaz başarılı. Verdiği dehşet olsun, çekim teknikleri olsun, atmosferi olsun.... Okumaya Devam et →
BURUK
Az yanımda kal çocukluğum,Temiz yürekli uysal çocukluğum…Güneş, getir bir bayram sabahını.Açılın açılın tekrarÇocuk dizlerimdeki yaralar.Ziya Osman SABA Dün işten çıkınca çiçekçiye uğradım. Açıktı çiçekçi. Yasak yoktu güzelim çiçeklere. Sevgisini göstermek isteyenler için, kalbini açmak isteyenler için her zaman hazırdı çiçekler. Bayramlarda barışılırdı. Kin, küslük, nefret, öfke unutulurdu. İnsanlar el ele tutuşur, yeniden başlar, tertemiz bir... Okumaya Devam et →
GÖZÜN AYDIN BABAM! DEMİRSPOR SÜPER LİG’DE!
Canım Babacığım. Aylardan yine Mayıs. Geçen Pazar Anneler Günüydü. Hep seni andık. Keşke yanımızda olsaydın dedik. Anacığım her özel günde olduğu gibi yine üzgündü, durgundu, buruk ve sessizdi sen olmayınca. Bizim için artık ne özel günlerin, ne bayramların, ne doğum günlerinin, hiçbir şeyin anlamı yoktu sen gittin gideli. Ama sen böyle olmasını istemezdin. Bizde her... Okumaya Devam et →
AĞLARSA ANAM AĞLAR
"Bana okuduğum kitapların en güzelinin hangisi olduğunu sorarsanız, söyleyeyim: Annemdir."Abraham Lincoln Daha gün ağarırken kalkmıştı annem. Çay demlenmişti çoktan. Kahvaltımızı hazırlıyordu. Her sabah biz yemeden mutlu olmazdı. Gün başlamazdı onun için. Kendine dert edinirdi. İçine sinmezdi. Fransız Tostu kızartıyordu. Yumurtalı ekmek derdik biz ama. Çocukluktan beri çok severdim. Annem harika yapardı. Babam okula gidecekti. Erkenden kalkıp öğrencilerinin... Okumaya Devam et →
GENÇLİK PARKI VE KARATECİ ÇOCUK
Çocukken en sevdiğim yerlerden biri Ankara’daki Gençlik Parkı’ydı. O zamanlar, temiz, düzgün, nezih bir aile yeriydi burası. Ankara’yı geceleri aydınlatan, etrafına ışıklar saçan, yanar döner, cıvıl cıvıl, göz kamaştıran, o büyülü mekanda ne günlerimiz geçmişti. Hey gidi günler! Lunaparkta insanlar belli bir süre kaybolur, stresini, sıkıntısını unutur, günlük dertlerden bir müddet uzaklaşırdı. Atlıkarıncaya, çarpışan arabalara... Okumaya Devam et →