
“Galiba kendimi yalnız hissediyorum. Çok yalnızım. Yalnız başıma, belirsiz bir hedefe sürükleniyorum. Sizin için durum başka. Sizin bir gayeniz var. Ben bir steteskopla insanların kalplerini dinlemekle yetiniyorum. Sizse kalp seslerini her yerde işitiyorsunuz.”
“Bizim orada hep mücadele ediyorduk. Bir şeyle daima mücadele halindeydik. Bu ekseri aç kalmamak için yaptığımız bir mücadeleydi. Babam patronlarla mücadele ederdi. Ben okulla mücadele ederdim. Ama daima kaybederdik. Bir zaman sonra daima kaybetmemizin bir alın yazısı olduğu kanaatine vardım. Babam bir köşeye sıkışmış, etrafını bir sürü köpeğin sardığı bir kedi gibi durmadan müdafaa halindeydi. Bu mücadele içindeki ümitsizliği anlayabiliyor musun? İşte ben bu mücadele içinde büyüdüm.”
“Hapishanede birkaç parti mensubuyla tanıştım. Benimle konuştular. Bütün hayatım boyunca her şey bir karışıklık içindeydi. Fakat onların hayatları hiç de karışık değildi. Bir gaye uğruna mücadele ediyorlardı. Ben de bir gaye için mücadele etmek istiyordum. Kendimi ölü gibi hissiz ve gayesiz hissediyordum. Yeniden canlanmak, yaşamak istiyordum.”
“Bir zamanlar ben de kendimi pek yalnız hissederdim. Artık yalnız değilim. Hayat durmuyor. Ben bir hayatın parçasıyım. Hayat büyüyor, gelişiyor.”
“Babam hep yalnız başına mücadele etti. Yenildiği zaman, yenilen sadece kendisiydi. Bu yalnızlığın ne feci bir şey olduğunu bilirim. Fakat ben artık yalnız değilim. Yenilmem de. Çünkü ben kendimin üstüne çıkmasını bildim.”
“Bütün ailem bu sistem yüzünden mahvoldu. Babam işçi kavgalarında büyük darbeler yedi. Sonunda ayyaş bir adam olup çıktı. Çalıştığı mezbahayı dinamitlemek gibi bir fikre kapılmıştı. Sonunda bir kurşun yiyip öldü.”
“O kendi için hiçbir şey istemedi.”
Bitmeyen Kavga
John Steinbeck
1936
Yorum bırakın